Mülteciler Derneği
Mülteciler Derneği Zemin
Mülteciler Derneği Zemin Gölge
Mülteciler Derneği Zemin Gölge
Arapça
İngilizce
Türkiye Cumhuriyeti Bayrağı  Sultanbeyli Belediyesi Logo  Alman İşbirliği Giz Gmbh Logo  Welthungerhilfe Logo   Sequa Logo   BPRM Logo   Relief Logo   UNHCR Logo   United Work Logo  Uluslararası Mavi Hilal Vakfı Logo
 

25 Kasım-10 Aralık tarihleri arasında Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Haftasında, Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV) ile Mülteciler Derneği işbirliğinde eğitim düzenlendi.

Eğitim, toplumsal cinsiyet farkındalığı ve toplumsal cinsiyet temelli şiddet başlığı altında interaktif bir şekilde gerçekleştirildi. Konular aktarılırken, çeşitli egzersizler yapıldı ve katılımcı kadınların kendi hayatlarından, deneyimlerinden veya gözlemlerinden yola çıkarak örnekler vermesi sağlandı, böylelikle tartışma zemini hazırlandı.

Eşitsizlik, Ayrımcılık ve Şiddet İlişkisi
Eğitim, toplumsal cinsiyet farkındalığı tartışmasını açabilmek için kadınlığa ve erkekliğe dair toplumun beklentileri ve algıları ile ilgili sorularla başlatıldı. Bir bireyin doğumundan itibaren başlayarak, biyolojik farklılıklar temelinde konulan isimlerin, alınan giysilerin renginin, oyuncakların cinsiyete göre belirlenmesi, çocukluk ve ergenlik çağında beklenenlerin nasıl farklılaştığı, bu beklentilerin ve tutumların gündelik hayata nasıl yansıdığı ve okulda, evde, sokakta, iş yerinde nasıl sonuçlar doğurabildiği üzerine konuşuldu. Bu tartışma doğrultusunda, hayatın çeşitli alanlarında farklılıkların eşitsizliklere ve ayrımcılığa dönüşebildiği sonucuna varıldı. Ayrımcılık, hem şiddeti doğuran bir sebep hem de bir şiddet biçimi olarak tarif edildi. Örnek olarak ise kadın olmanın yaratabileceği problemlere ve aynı zamanda, mülteci kadın olmanın getirebileceği zorluklara değinildi. Buradan hareketle de, toplumsal cinsiyet temelinde yaşanan şiddet biçimlerine geçildi.

Şiddete Uğradığımızda Ne Yapmalıyız?
Fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet biçimleri tek tek anlatıldı. Kadınlar kendi hayatlarından verdikleri örneklerle şiddetin sadece fiziksel olmadığının farkına vardılar. Aynı zamanda da, belli sosyal gruplardan, belli sosyo-ekonomik kökenlerden gelen kadınların şiddete maruz kalmadıklarının, şiddetin bütün dünyada kadınların yaşamını birincil düzeyde etkileyen bir faktör olduğunun vurgusu yapıldı. Eğitimin son kısmında katılımcılar, Türkiye’de şiddete uğrayan bir kadının hangi haklardan yararlanabileceği, aranabilecek numaralar ve başvurulabilecek kurumlar konusunda bilgilendirildi.

Şiddete Uğradığınızda Başvurabileceğiniz Kurumlar Türkçe

Paylaş:
 
 
 
golge