KADIN REFAHI BİRİMİ

Mülteciler Derneği Kadın Refahı Birimi, yalnız kadınlar, yalnız ebeveynler, barınma ihtiyacı olanlar, insan ticaretine maruz kalmış veya kalma riski taşıyan kadınlar ile zorla fuhuşa yönlendirilen kadınlara ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarına destek sunmaktadır. Amacımız, haklarını bilen, bağımsız ve kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü kadınların toplumda her yerde var olmasını sağlamaktır.

NELER YAPIYORUZ?

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye’de nafaka hakkı yalnızca resmî evlilik durumunda ortaya çıkar. Resmî nikâh olmayan birlikteliklerde boşanma ve eş nafakası talebi mümkün değildir.

Evlilik sona erdiğinde ekonomik olarak yoksulluğa düşmeyecek kişiler, düzenli geliri veya birikimi olanlar, mesleğini icra edenler, memurlar veya eşle benzer gelir düzeyinde olanlar da yoksulluk nafakası alamaz.

Ortak çocuk varsa, çocuğun bakım ve eğitim giderleri için velayeti olmayan ebeveyn iştirak nafakası ödemekle yükümlüdür. Nafaka, sadece çocuğun menfaatini korumak amacıyla hükmedilir.

Türkiye’de hamile olduğunuz için işten çıkarılmanız yasal değildir. Türk İş Kanunu ve ilgili mevzuatlar, kadın çalışanların hamilelik süresince, doğum öncesi ve sonrası izinleri boyunca iş güvencesini güvence altına alır. İşveren, hamile olduğunuz için sizi işten çıkaramaz, görev değişikliği yapamaz veya haklarınızı kısıtlayamaz; böyle bir durumda işe iade ve tazminat talebinde bulunabilirsiniz. Hamilelikten bağımsız olarak, deneme süresi içinde iş sözleşmesinin sona erdirilmesi veya işin tamamen kapanması gibi istisnalar söz konusu olabilir. Ayrıca hamile çalışanlar doğum öncesi ve sonrası izin, ücretsiz izin, süt izni ve çalışma koşullarında ek korumalar gibi haklara sahiptir.

Türkiye’de çalışan annelerin yasal doğum izni toplam 24 haftadır. Bu süre doğum öncesi 8 hafta ve doğum sonrası 16 hafta olarak uygulanır. Çoğul gebelik durumlarında doğum öncesi süreye 2 hafta daha ilave edilmektedir. Doğum izni bitmeden kadın çalışanın işe dönme zorunluluğu yoktur. Ayrıca, çalışan isterse doğum sonrası ücretsiz izin veya yarı zamanlı çalışma hakkı gibi düzenlemelerden de yararlanabilir. İşveren, doğum izni süresince kadını işten çıkaramaz veya haklarını kısıtlayamaz.

Barınma talebi ve şikayet için öncelikle polis, jandarma gibi kolluk kuvvetlerine başvurulmalıdır. Evden çıkmanın mümkün olmadığı veya acil durumlarda ise 112 Polis İmdat veya ALO 183 Kadın, Çocuk ve Sosyal Hizmet Hattı 7/24 aranarak destek alınabilir ya da KADES uygulamasından (Arapça, İngilizce vb dil seçenekleri ile) tek buton ile kolluk kuvvetleri çağırılabilir

Kadın erkek fark etmeksizin, uluslararası koruma veya geçici koruma kapsamındaki yabancılar, 99 ile başlayan yabancı kimlik numarası üzerinden Türkiye’de şahıs veya sermaye şirketi kurabilir. Şirket kuruluşu için izlenmesi gereken prosedürler şu şekilde uygulanır:

Vergi Dairesi Başvurusu: İş yeri açmak için vergi dairesine dilekçe ile başvuru yapılır ve vergi levhası alınarak vergi açılışı gerçekleştirilir.

Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Kaydı: Esnaf ve sanatkarlar odasına başvurarak sicil kaydı yaptırılır ve ilgili oda kaydı tamamlanır.

Çalışma İzni Başvurusu: E-Devlet üzerinden çalışma izni başvurusu yapılır; bu izin, işletmede çalışabilmek için zorunludur.

Bağ-Kur Kaydı: Sosyal güvenlik kapsamında Bağ-Kur kaydı oluşturulur.

Belediye Ruhsatı ve Çalışma İzni: İş yeri için belediyeye çalışma izni ve ruhsat başvurusu yapılır. Belediye tarafından yapılacak inceleme sonrasında ruhsat alınabilir.

Bu adımlar tamamlandığında geçici veya uluslararası koruma kapsamındaki yabancılar, Türkiye’de yasal olarak kendi işlerini kurabilir ve faaliyet gösterebilir.

Türkiye’de birden fazla evlilik yapmak yasaktır. Türk Medeni Kanunu uyarınca, aynı anda birden fazla evlilik geçerli kabul edilmez ve resmî olarak sadece tek evlilik yapılabilir.

Türkiye’de resmî evlilik zorunludur. Türk Medeni Kanunu uyarınca, evlilik birliğinin hukuken geçerli olabilmesi için yetkili evlendirme memuru önünde resmi nikâh yapılması gerekir. Resmî evlilik, eşlerin hak ve sorumluluklarını güvence altına alan temel şarttır.

İş Kanunun 5. Maddesinde yer alan Eşit Davranma İlkesine göre iş ilişkilerinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep vb sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. İşveren biyoloik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça bir işçiye iş sözleşmesinin yapılmasında , şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde cinsiyet veya gebelik sebebiyle farklı işlem yapamaz. Eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz. İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması ( emzirme izni, doğum izni vb), daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmaz. Kanun önünde kadın ve erkek eşit haklara sahiptir.